Sosyal Ağ

 

Günün Fotoğrafı

Yayınlarımız



   Sayı 18
 
     Sayı 17

     Sayı 16

    Sayı 15

Beni Haberdar Et!

Yazarlar

Alıntı Yazılar

Medeniyet TV

EĞİTİM, SOSYALLEŞME VE TOPLUMSALLAŞMA

Editör

12-10-2021

EĞİTİM, SOSYALLEŞME VE TOPLUMSALLAŞMA
EĞİTİM, SOSYALLEŞME VE TOPLUMSALLAŞMA

Kıymetli dostlar, Enderun Eğitim Yazıları dergimizin 18. sayısının dosya konusunu “EĞİTİM, SOSYALLEŞME VE TOPLUMSALLAŞMA” olarak belirledik ve hakkını vermeye çalıştık.

İnancımız odur ki İnsanın dünya gelmesi bir muhabbet bir ülfet kaynaklıdır. Ayetin naif betimlemesiyle (Araf 189) İki insanın birbirine duyduğu sevgi ve iştiyakın sonucudur.

Ulusal sınırların öneminin azaldığı, teknolojinin önemli faydalarının yanında insanları bireyselleştirdiği, görünür olmanın baskısı ve iştiyakı ile kıyas ve rekabetin yaygınlaştığı, yüzyüze ilişkilerin azalıp insanların daha çok bencilleştiği dünyada;  bizler tüm hasbiliğimizle bir kez daha “insan insanın yurdudur.” İddiamızı sürdürüyoruz. Çünkü insan insanın aynasıdır. İnsan kendini başka yüzlerde ve gözlerde bulur.   Ki biz atamız âdemden beri biliriz ki insan sadece biyolojik bir mecburiyet olarak değil duygusal ve zihinsel olarak kendini tamamlayabilmesi için bir aileye, bir topluluğa ve toplumsal ilişkilere ihtiyacı bulunmaktadır.

İnsanlar bireysel başarıları için bireysel çaba göstermek zorundadır. İnsanların başarmak istedikleri bireysel yeteneklerinin üzerinde ise aynı isteği duyan insanlarla ortak çaba ve organizasyon içerisinde olması gereklidir. Sokağınızdaki bir problem için komşularınızla, işyerinizdeki bir problem için mesai arkadaşlarınızla, dayanışma ve örgütlenme içerisinde olmak zorundasınızdır.  Var olan problemin etkileri ne kadar genişse problemin çözümü için; problemden etkilenen geniş kitlenin öncü, aktif yada pasif olarak desteğinin sağlanması(oluşturulması) gerekmektedir. Hayatın içerisinde tecrit halinde yaşama imkânımız yoktur.  Bu kaçınılmaz toplumsallık hali zorunlu olarak etkileşim içerisinde olacağımız anlamına gelir.

Bizim toplum yapımızda “örgüt” “örgütlenme” kelimelerinin çağrışımları maalesef genelde olumsuzdur. Toplum, her zaman etki gücü yüksek odaklarca A-politizasyon sürecine sokulmuştur. A-politizasyon süreci toplumun sorumluluk ve başkaları için fedakârlıkta bulunma hissiyatının ortadan kaldırılmaya çalışıldığı bir süreçtir. Bu süreç; “Siyasete ve topluma meselelere kayıtsız bir kuşak hiçbir toplumsal erk için sıkıntı oluşturmaz.”  tespitine dayanmaktadır.

İstenen: kişiler bencil olacak, kendi refah ve mutluluklarını düşünecek, haz ve zevk kültürü yüceltilecek, “hayata mutlu olmak için geldiğini unutma (kola reklamından)”  denilecek, mutlu olmanın yoları da kapitalistlerce gösterilecektir. Toplum üretmeden tüketmeye, vermeden almaya alıştırılacak, sürekli beklenti içinde olmak üzere eğitilip yönlendirilecekti. Bu kurguda kimse kimsenin derdi ile dertlenmemesi, insanların birbirinden uzaklaşarak yabancılaşması istenmekteydi. Toplumda yabancılaşma arttıkça da insanın en basit sohbet etme, öğüt/destek alma, başkalarının tecrübesinden faydalanma gibi sosyal ihtiyaçları bile ticaretin konusu olmaktadır.

Bize düşen ise tüm bu yalnızlaşma ve yabancılaşma süreçlerine itiraz etmektir. Ömür sermayesini tükettiğimiz yolculuğa biz bilinci ile çıkmak, yoldaşlığın değerini takdir etmek, aile, komşu, arkadaş, yoldaş, toplum, millet ve ümmet olarak insanlık ailesinin saygın üyesi olabilmektir vesselam…




Yorum Yaz


E-posta :


saklı tutulacaktır

İsim :


Yorumunuzun yanında gösterilir

Yorumu Gönder

Mevcut Yorumlar

  • Gönderilmiş hiç yorum yok. İlk yapan siz olun!